Birçok ebeveyn “hayır” dediğinde suçluluk hissediyor. Sanki çocuğu üzüyormuş gibi… Sanki sevgisi azalacakmış gibi… Ama şunu net söyleyebilirim: Çocuklar sınırsızlıkta değil, sınırın olduğu yerde güvende hisseder. Çünkü sınır demek şu demek: “Biri benim için dünyayı düzenliyor.”
Peki sen “hayır” derken nasılsın? Kararlı mı? Yoksa biraz ağlayınca fikrini değiştiren biri mi? Bir gün izin verip, ertesi gün aynı şeye kızıyor musun?
Çocuklar söylediklerinden çok, tutarlılığı öğrenir. Eğer sınır her gün değişiyorsa, çocuk da denemeye devam eder. Çünkü onun için hâlâ bir ihtimal vardır.
Bir de şu var… “Hayır” dediğinde gerçekten açıklıyor musun? Çoğu zaman sadece tepki veriyoruz: “Hayır dedim!” “Olmaz!” Ama çocuk için bu yeterli değil. Oysa küçük bir cümle her şeyi değiştirir: “Bunu yapmana izin veremem çünkü bu tehlikeli.” Bir anda “yasak” olmaktan çıkıyor, anlaşılabilir bir sınır haline geliyor.
Şimdi en zor kısmı konuşalım… Çocuk ağladığında ne yapıyorsun? Gerçekten dayanmak zor. Bazen sadece sussun diye “tamam” demek istiyorsun. Ama o an aslında çok kritik. Çocuk şunu öğreniyor: “Ağlarsam olur.” Eğer sen sakin kalıp sınırını korursan, o da zamanla şunu öğrenir: “Her istediğim olmayabilir.”
Ve bu, hayatın en önemli derslerinden biri. Belki de burada küçük bir değişiklik yeterlidir. Sadece “hayır” demek yerine, bir alternatif sunmak. “Bunu şimdi yapamayız ama birlikte şunu yapabiliriz.” Çocuk reddedildiğini değil, yönlendirildiğini hisseder. Ve çoğu zaman direnç o anda kırılır.
Aslında bütün mesele şu: “Hayır” demek çocuğu durdurmak için değil, ona sınırın ne olduğunu öğretmek için var. Çünkü bir gün dış dünyaya çıktığında, her şey onun istediği gibi olmayacak.
Ve o gün geldiğinde, eğer evde sağlıklı sınırlar gördüyse, çok daha güçlü olacak.
Belki de kendine şu soruyu sorma zamanı: Ben hayır derken gerçekten ne yapıyorum? Onu engelliyor muyum… yoksa ona hayatı mı öğretiyorum?
İstanbul:
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorum Yap