Bunlar bir çocuğun istekleri değil, sağlıklı gelişimi için olmazsa olmaz duygusal ihtiyaçlarıdır:
Görülmek.
Bir çocuğun en temel ihtiyacı fark edilmektir. Sadece fiziksel olarak yanında olmak yetmez; onu gerçekten görmek, ilgilenmek ve varlığını hissettirmek gerekir. Gün içinde onunla göz göze gelip gerçekten dinlediğin anlar ne kadar?
Sevilmek.
Koşulsuz sevgi, bir çocuğun en güçlü dayanağıdır. Başarılı olduğunda değil, hata yaptığında da sevildiğini bilmek ister. Sevginin şartlara bağlı olması, çocukta yetersizlik duygusu oluşturabilir.
Dinlenmek.
Çocuklar konuşmak ister, anlatmak ister. Ama çoğu zaman “şimdi değil”, “sonra anlat” gibi tepkilerle karşılaşırlar. Oysa gerçekten dinlenmek, bir çocuğun kendini değerli hissetmesini sağlar.
Anlaşılmak.
“Abartıyorsun”, “bunda ağlanacak ne var” gibi cümleler sana sıradan gelebilir ama bir çocuk için duygularının yok sayılması anlamına gelir. Peki onun hislerini gerçekten anlamaya çalışıyor musun?
Güvende hissetmek.
Bir çocuk için güven, sadece fiziksel koruma değildir. Bağırılmadığını, yargılanmadığını, hata yaptığında yanında olunacağını bilmek de güven duygusunun parçasıdır.
Saygı görmek.
Küçük diye düşüncelerinin önemsiz olduğu anlamına gelmez. Fikirlerinin dinlenmesi, seçimlerine saygı duyulması, onun birey olduğunu hissettirir.
Değerli hissetmek.
Sadece başarılarıyla değil, olduğu haliyle değerli olduğunu hissetmek ister. Sürekli eleştirilen bir çocuk zamanla kendine olan inancını kaybedebilir.
Desteklenmek.
Bir şeyi denerken, başaramadığında ya da yeniden denemek istediğinde yanında birinin olması çocuğun cesaretini artırır. “Yapamazsın” yerine “birlikte deneyelim” demek her şeyi değiştirir.
Sabır görmek.
Öğrenme süreci zaman ister. Acele ettirilmek ya da sürekli baskı görmek, çocuğun öğrenme isteğini kırabilir. Peki sen onun hızına ayak uydurabiliyor musun?
Bir çocuk aslında karmaşık şeyler istemez. Ama bu temel ihtiyaçlar karşılanmadığında, bunu ağlayarak, öfkelenerek ya da içine kapanarak göstermeye başlar.
Belki de asıl soru şu:
Çocuğun gerçekten seni mi dinliyor, yoksa sadece anlaşılmayı mı bekliyor?
Unutma, güçlü bireyler yetiştirmenin yolu; onların duygularını görmezden gelmekten değil, anlamaya çalışmaktan geçer.
İstanbul:
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorum Yap