Lee Cronin’den Mumya
Mesela şöyle düşün: Bir yanda çölde kaybolduktan yıllar sonra geri dönen bir kız… Ama gerçekten dönen o mu? Bu film tam olarak bu sorunun peşine düşüyor. Korku seviyorsan, karanlık atmosferiyle seni koltuğa yapıştıracak türden. Ama şunu da sormak lazım: Korku izlemeyi seviyoruz da, neden kendimizi isteyerek geriyoruz?
Mother Mary
Öte yandan biraz daha gerçek dünyaya dönelim. Şöhret, baskı, yalnızlık… Bu film tam da bu konulara giriyor. Sahnedeki ışıklar söndüğünde geriye ne kalıyor? İnsan gerçekten ünlü olunca mutlu mu oluyor, yoksa daha mı yalnızlaşıyor? İzlerken kendine bu soruları sormaman zor.
Başıbozuklar
Ama “ben kafa dağıtmak istiyorum” diyorsan, orada da seçenek hazır. Tam anlamıyla absürt bir hikâye. Düşünsene, Alaçatı’ya konsere gideceksin diye yola çıkıyorsun ama kendini bambaşka bir yerde buluyorsun… Böyle bir şey gerçekten başına gelse ne yapardın? Gülüp geçer miydin yoksa panikler miydin?
Hayvanlar Alemi
Animasyon tarafında ise işler biraz daha duygusal. Bu film sadece çocuklar için gibi görünse de aslında büyüklerin de düşünmesi gereken bir konuya dokunuyor: Doğa. Biz şehirde yaşarken, onların dünyasında neler oluyor hiç düşündün mü? Belki de çocuklara anlatılan bu hikâye, aslında büyüklere bir mesajdır.
Largo Winch: Dünyanın Durduğu An
Ve tabii aksiyon sevenleri de unutmamışlar. Yine tempolu, yine bol olaylı. Güç, para ve aile arasında sıkışan bir adam… Sence insan ne kadar güçlü olursa olsun, sevdikleri söz konusu olunca aynı kalabilir mi?
571 Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed
Haftanın en dikkat çeken işlerinden biri ise biraz daha farklı bir yerde duruyor. Animasyon olsa da sadece bir film değil aslında. Bir dönemi, bir hayatı anlatmaya çalışıyor. Özellikle çocuklar için hazırlanmış ama insan ister istemez düşünüyor: Tarihi anlatmanın en doğru yolu bu mu, yoksa biz hâlâ geçmişi yeterince anlayabiliyor muyuz?
Cinnet-i Sırra
Bir de işin karanlık tarafı var. Aile, sırlar ve geçmiş… Bazı şeyler gerçekten unutulabilir mi? Yoksa ne kadar kaçarsan kaç, bir gün karşına mı çıkar? Türk korku sinemasının o tanıdık gerilimi burada da kendini hissettiriyor.
Şimdi asıl mesele şu: Bu hafta sinemaya gidecek olsan hangisini seçerdin? Korkuyla yüzleşmek mi, biraz gülmek mi, yoksa derin bir hikâyeye dalmak mı?
Belki de cevap basit…
Nasıl hissediyorsan, o filmi seçmelisin. Çünkü bazen doğru film, tam da ihtiyacın olan şeydir.
İstanbul:
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorum Yap