1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldığında, aslında sadece bir bina kapılarını aralamadı. Egemenliğin millete ait olduğu yeni bir dönemin kapısı açıldı. O gün, “söz artık milletindir” denildi. Peki bir millet için bundan daha güçlü bir başlangıç olabilir mi?
Bu anlamlı günün bayram olarak kutlanması ise çok gecikmedi. 1921 yılında alınan kararla 23 Nisan, milli bayram ilan edildi. Yani daha Cumhuriyet ilan edilmeden, millet iradesinin ne kadar önemli olduğu resmen vurgulanmış oldu. Bu bile tek başına bize bir şey anlatıyor aslında: Bu bayramın temeli, sadece bir kutlama değil, bir duruş.
Ama 23 Nisan’ı asıl özel kılan şey, yıllar sonra kazandığı o bambaşka anlam. 1927’de Mustafa Kemal Atatürk’ün himayesinde bu gün ilk kez çocuklara armağan edildi. Düşünsene… Yeni kurulmuş bir ülke ve o ülkenin lideri, en önemli bayramlardan birini çocuklara ithaf ediyor. Bu sadece bir jest miydi, yoksa geleceğe verilmiş güçlü bir mesaj mı?
Belki de Atatürk şunu söylemek istiyordu:
“Bu ülkenin yarını, bugünün çocuklarının ellerinde.”
O günden sonra 23 Nisan sadece bir “egemenlik” günü olmaktan çıktı. Aynı zamanda neşenin, umudun ve çocuk seslerinin bayramı haline geldi. Okullarda yapılan gösteriler, şiirler, bayraklar, yüzlerdeki o heyecan… Hepsi bu anlamın bir parçası oldu.
Zamanla bu bayramın kapsamı daha da genişledi. 1935 yılında çıkarılan kanunla “Ulusal Egemenlik Bayramı” olarak resmileşen bu özel gün, 1980’li yıllarda yapılan düzenlemeyle bugünkü adını aldı: Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.
Ama belki de en dikkat çekici tarafı şu:
Bu bayram sadece Türkiye’de kutlanan bir gün olarak kalmadı.
1979’dan itibaren farklı ülkelerden çocuklar Türkiye’ye gelmeye başladı. Dünyanın dört bir yanından gelen çocuklar aynı sahnede buluştu, aynı şarkıları söyledi, aynı bayramı paylaştı. Şimdi bir durup düşün… Dünyada çocuklara adanmış bir bayram var ve bu bayram başka ülkelerle de paylaşılıyor. Sence bu ne anlatıyor?
Belki de bu, sadece bir bayram değil; bir anlayışın, bir vizyonun yansıması.
Bugün hâlâ 23 Nisan geldiğinde sokaklar süsleniyor, çocuklar heyecanlanıyor, büyükler o eski bayram sabahlarını hatırlıyor.
Çünkü 23 Nisan sadece geçmişte yaşanmış bir olay değil. Her yıl yeniden hatırlanması gereken bir değer. Bir milletin kendi kendini yönetme hakkı ve o hakkın emanet edildiği çocuklar…
Belki de bu yüzden 23 Nisan, sadece bir bayram değil.
Bir hatırlatma.
Geçmişi unutmamak ve geleceği doğru kurabilmek için.
İstanbul:
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Yorum Yap